Oda Başkanımız Ecz.Ahmet DUTOĞLU' nun 14 Mayıs Eczacılık Kokteyli Konuşması

Oda Başkanımız Ecz.Ahmet DUTOĞLU' nun 14 Mayıs Eczacılık Kokteyli Konuşması

22 Haziran 2018 Cuma   |   132


Değerli misafirler Sevgili meslektaşlarım

Ülkemizde bilimsel eczacılığın temellerinin atılmasının üzerinden 179 yıl geçti. Bizler, kökleri yüzyıllar öncesine dayanan bir mesleğin mensuplarıyız. 1839 yılının 14 Mayıs’ında, Mekteb-i Tıbbiye’de açılan eczacılık sınıfı ile eczacılık; ülkemizde akademik bir mesleğe dönüşmüştür. Bu sebeple 14 Mayıs; biz eczacılar ve mesleğimizin geleceği için, önemli ve simgesel bir tarihtir.

Mesleğimizin köklü tarihinden aldığımız güçle ve özgüvenle çalışıyoruz.Biz eczacılar olarak köklü, güçlü ve halk sağlığını her şeyin üstünde tutan bir sağlık meslek mensubu olmanın gururunu yaşıyoruz.Türk Eczacıları Birliği olarak 62 yılı aşan mazimizle, 54 Bölge Eczacı Odamızla yaklaşık 35 bin eczacının sesi olmaya devam ediyoruz. Geçmişten aldığımız birikimle, mesleğimize duyduğumuz güvenle ve meslektaşlarımızdan aldığımız güçle çıktığımız bu yolda; eczacılık mesleğini ileriye taşımak, insan ve toplum sağlığına değer katmak için çalışıyoruz.

2009 yılından bu yana 14 Mayıs Eczacılık Günü’nü belirli temalar çerçevesinde kutluyoruz. Bu sene de iki tema belirlendi;

Bu temalardan birisi; “Toplum sağlığı, kamu yararı, mesleki gelecek için BİRLİK'LEYİZ, BİRLİK'TEYİZ!"

Meslek örgütleri, demokratik mekanizmalarla temsil yeteneği kazanmış, Anayasamızla güvence altına alınmış, kamu kurumu niteliğindeki yapılardır. Mesleki ve toplumsal boyutta sorumlulukları bulunan meslek birlikleri, aynı zamanda demokratik birer sivil toplum kuruluşudur. Bugüne dek mesleğimiz ve meslektaşlarımız adına pek çok şeyi birlikte başardık; toplum sağlığı adına ve kamu yararına pek çok kazanım elde ettik.

Dün olduğu gibi bugün de mesleğimizin ve ülkemizin geleceği için çalışıyor, meslektaşlarımızın haklarını korumak ve seslerini duyurmak adına adımlar atıyoruz ve diyoruz ki:

Mesleğimiz

Meslektaşlarımız ve

Halkımız için Birlik’teyiz

Biz eczacılar, hasta ihtiyaçlarının doğru tanımlanması, ilaçların doğru kullanılması, sağlık bakım hatalarının azaltılması, farmakovijilans gibi birçok alanda halkımıza ve ülkemize önemli katkılar sunuyoruz. Eczacılar, köylerden kentlere yayılan hizmet ağı ile en kolay ulaşılan sağlık çalışanlarıdır .

Eczacılar; ilaç suiistimali ve yanlış ilaç kullanımında bir kontrol ve denetim mekanizması işlevi görerek, piyasa için güvenlik ağı oluştururlar. Bebek, çocuk, genç, yaşlı; kadın, erkek; sağlıklı yaşamın önceliklendirilmesinden, ilaç tedavisi sonuçlarının iyileştirilmesine kadar yaşamın her aşamasında hastalarının yanında yer alan, onları destekleyen sağlık çalışanlarıdır.

İşte bu nedenle belirlediğimiz bir diğer temamız da “Hastalıkta Sağlıkta, Yaşamınızın Her aşamasında ECZACINIZ YANINIZDA”

Türk Eczacıları Birliği olarak Eczacı Odalarımız aracılığı ile 2015 yılından bu yana ‘Rehber Eczanem’ adıyla bir program yürütüyoruz. Sağlık Bakanlığımızın da bilgisi ve desteği dahilinde yürüttüğümüz Rehber Eczanem Programı, serbest eczacılar aracılığı ile sağlanan bir hastalık yönetim programıdır.

İlk yıl Astım / KOAH hastalarımız için başlattığımız bu programa bu yıl da diyabet ve hipertansiyon hastalarımızı dâhil etmeyi planlıyoruz.

İnanıyoruz ki bu program; ilaç uzmanı olarak ciddi bir eğitimden geçmiş, sürekli mesleki gelişim felsefesi ile uzman olduğu bu alanda bilgilerini her daim güncelleyen biz eczacıların sağlık sistemi içerisinde daha etkin bir şekilde konumlandırılmasını sağlayarak hem hastalarımıza hem sağlık otoritesine hem de ülke ekonomimize önemli katkılar sağlayacaktır.

Birlik vizyonumuzda da ifade ettiğimiz gibi amacımız; Hastaya, Kamuya, Eczacıya İlaç Olmak…

Toplum sağlığını önceleyen bir sağlık meslek örgütü olarak her fırsatta dile getirdiğimiz bir konu var; reçetesiz ilaçlar. Sağlık sistemimizin ve toplumumuzun reçetesiz ilaç kategorisinin genişletilmesine hazır olmadığını düşünüyoruz. Reçetesiz ilaçların beraberinde ilaçta reklamı, ilaçta fiyat artışını ve ilacın eczane dışına çıkmasını getirmesinden duyduğumuz endişeyi de ifade ediyoruz.

Ülkemizde sağlık okur yazarlığının istenen seviyede olmadığını sık sık dile getiriyoruz. Bu durum, sağlık çalışanlarının ve bilim insanlarının daha sorumlu, daha hassas davranmasını gerektiriyor. Ancak medyada yer alan bazı isimlerin bilimsellikten uzak, toplumu yanlış yönlendirecek açıklamalarını üzüntüyle ve endişeyle takip ediyoruz.

Sağlık meslek mensuplarının en temel şiarı olan “Primum non nocere” yani “Önce zarar verme” ilkesini hiçbir zaman gözardı edemeyiz. Toplum sağlığını tehlikeye atmaya kimsenin hakkı yoktur. Sağlık Bakanlığımızın daha önce gündeme aldıkları, medyaya çıkacak bilim insanlarına uygulanacak ekran sertifikası ve akreditasyon kurulu uygulamalarını bir an önce hayata geçirmeye davet ediyoruz. Aşı karşıtı kampanyalar; toplumda kafa karışıklığı yaratmakta, aileleri tedirgin etmekte, salgınların başlamasına zemin hazırlamakta ve toplum sağlığını riske atmaktadır.

Aşı yaptırmayı reddeden aile sayısında büyük bir artış söz konusu. Ülkemizdeki aşı reddinin yıllara göre değişimine dair veriler şu şekildedir

2011 yılında aşı reddi 183

2013 yılında 913

2015 yılında 5 bin 91

2017 verilerine göre ise 23 binleri aşmış durumda.

Vahim ve ivedilikle önlem alınması gereken bir tabloyla karşı karşıyayız.

Geçtiğimiz günlerde Sağlık Bakanımız Sayın Dr. Ahmet Demircan’ın aşıyı reddetmenin kişinin sadece kendisini ilgilendirmediğine ve aşının toplumsal bir olgu oluğuna dair yaptığı açıklamayı destekliyoruz.

Çocuklarını aşılatmayan ailelere çağrıda bulunuyoruz:

Bilimsellikten uzak aşı karşıtı propagandalar yüzünden çocuğunuzun hayatını riske atmayın. Aşıyla önlenebilecek hastalıkların çocuğunuzun, ailenizin ve toplumun geleceğini karartmasına müsaade etmeyin.

Bitirirken;

Şunu açıkça ifade etmeliyim ki yaşamın ve yaşatmanın önemini bilen bir sağlık meslek örgütü olarak, yıllardan beri acı ve üzüntüler yaşamamıza sebebiyet vermiş olan teröre karşı yürütülen mücadelede tarafımız hiç kuşkusuz ülkemizin yanıdır.Kahraman gazi ve şehitlerimizi minnetle anıyoruz.

Kısa bir süre sonra gerçekleşecek seçimlerin ülkemiz ve ülkemizin geleceği adına hayırla sonuçlanmasını diliyorum

Misafirlerimize sağlıklı günler dilerken. tüm meslektaşlarımızın 14 Mayıs Eczacılık Günü’nü bir kez daha kutluyorum.

Hepinizi Tokat Eczacı Odası adına saygıyla selamlıyorum.

14.05.2018

Ecz. Ahmet DUTOĞLU

41. Bölge Tokat Eczacı Odası

Başkanı

DİĞER HABERLER


19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımız Kutlu Olsun

19 Mayıs 2019 Pazar   |   3

Nisan Dönemi Reçetelerinin Medula Eczane Provizyon Sisteminde Yeniden Kaydedilmesi Hakkında

16 Mayıs 2019 Perşembe   |   38

TEBEOS Toplu Reçete Aktarımı Uygulaması Hakkında

16 Mayıs 2019 Perşembe   |   9

BASIN AÇIKLAMASI - BİLİMSEL ECZACILIĞIN 180. YILI KUTLU OLSUN

16 Mayıs 2019 Perşembe   |   4

14 Mayıs Tarihinde Mevlevihane' de Gerçekleştirilen Semazen Programı

15 Mayıs 2019 Çarşamba   |   19

14 Mayıs Tarihinde Gerçekleştirilen İftrar Programı

15 Mayıs 2019 Çarşamba   |   43

Eczacı Yerleştirme Sistemi (EYS) Duyurusu Hakkında

15 Mayıs 2019 Çarşamba   |   8


 

Copyright © 2018 41. Bölge Tokat Eczacı Odası. Tüm hakları 41. Bölge Tokat Eczacı Odası'na aittir.
İnternet sayfamıza giren tüm kullanıcılar Gizlilik Politikası'nı kabul etmiş sayılır.